ALTIN NEDEN ALTIN
Altın metali bakır,gümüş ve meteor demiri ile birlikte cilali taş devrinden bu yana bilinen metallerdendir.M.Ö 4000 yılından itibaren Mısırlıların ve M.Ö 3000 yıllarında Sümerlilerin Mezopotamyada altın üreterek kullandıklarına dair kesin bulgular vardır.
Sudan,kuru ve yaş havadan,oksijen ve ozondan,kükürt ve hidrojenden hatta yüksek sıcaklıkta bile oksijenden asitli ve bazik çözeltilerden etkilenmediğinden doğada metalik halde bulunan ender metallerden biridir.
Bu üstün özellikleri kendine özgü rengini ve parlaklığını hiç kaybetmediğinden süs ve ziynet yapımında kral ve zenginlerin özel eşyalarının yapımında hatta zenginlik göstergesi olarak tarih boyunca kıymetli madde ve para olarak kabul görmüştür.
Doğada az bulunmasına karşın metalik halde bulundugundan ve kolay elde edildiği ve işlendiğinden ilk çağlardan bu yana hep üretilmiştir.
1700-1800 yıllarında yıllık 10-15 ton olan dunya altın üretimi günümüzde 2000 tondur.Tüm tarih boyunca günümüze kadar 100.000 tonun biraz üzerinde üretildiği tahmin edilmektedir.
Son yıllarda altının,ziynet,para ve servet değerine uygun fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle yüksek teknolojide özellikle en iyi iletken ve kaplama metali gibi kullanımı da eklenince kıymetli metal olarak önemi artmaktadır.
Altın antik çağdan bu yana para olarak kullanılıyor ama günümüzde artık para değil bir deger rezervidir.Ülkelerin parasının değeri altın rezervlerine endekslenmiş durumda peki ama neden? çünkü para uluslararası spekilasyonlara karşı fazla duyarlı sonuçta bir ülkenin parasının değerine bakarak zenginliğini tespit etmek mümkün değil oysa altın daha sabit bir değer.İşte bu nedenle asırlardır milletler zenginliklerini artırmak için altın rezervlerini genişletmeyi hedef aldılar.
Altının değeri belli başlı mali merkezlerde gün boyu belirleniyor.Bu merkezlerden en önemlisi Londra Altın Borsası.Altın piyasası fiyat sabah 10,30 da belirleniyor gün boyunca küçükte olsa değişiklikler gösterdikten sonra öğleden sonra 3 te sabitleniyor.
Serbest piyasa koşollarının yanısıra başka değişkenlerde fiyatın oluşmasında devreye girebiliyor.Örneğin Güney Afrika Cumhuriyetindeki madenlerde başlatılan bir grev altının fiyatını ok gibi yukarılara fırlatabiliyor.
Dünyadaki altının üçte biri ulusal bankaların rezervlerinde geri kalan ise özel şahısların kasalarında yada kuyumculuk sektöründe.Ancak altın sadece kuyumculuk sektöründe yararlanılmıyor altın elektronik sanayinden,uzay çalışmalarına,tıp alanından dişçiliğe kadar çok geniş bir kullanılım alanına sahip.
Ülkemizde 2001 yılından itibaren üretime başlıyan Bergama da altın madeni bulunmakta.Buna karşılık Türkiye dünyanın en büyük altın işleme ve tüketim pazarlarından biri.Yıllık resmi Altın ithalatı 200 ton civarında.
Bu altınlar işlenerek tekrar yurt dışına ihraç edilmektedir.Dünyanın ikinci büyül altın ihraç eden ülkesi konumundayız.
Son yıllarda dünya altın madenciliğindeki gelişmeler işiğinda ülkemiz gerek jeolojik çeşitlilik ve gereksede 80 li yıllardaki yatırım ortamının elverişliliği bakımından yabancı yatırımcıların ilgisini çekiyor.Böylece cumhuriyet tarihimizde ilk defa olarak altın madenciliği için bir başlangıç yapma imkanı doğdu.Bergama altın madeninin deneme üretimine başlaması üzerine tanınmış altın maden şirketleri Türkiyede yeniden aramalara başladılar.
2002 yılı itibariyle ülkemizde altın madenciliği faaliyetlerini sürdürmekte olan 9 yabancı sermaye şirketi var.
1985 yılındaki maden değişikliğinden sonra Türkiye ye gelen altın üreticisi yabancı şirketler ekonomik altın yatakları buldular.200 ün üstün de maden sahasında yapılan aramalar ve dünyadaki altın oluşum modellerine dayanılarak hesaplanan Türkiye altın potansiyeli 6500 ton olarak tahmin ediliyor.
Türkiye altın potansiyelinin değeri 120 milyar dolar civarında.Bu potansiyeli üretebilmek için arama ve yatırım harcamaları 20 milyar dolar hesaplanmakta.Bu altın potansiyelinin ülkemize sağlıyacağı toplam katma değer 300 milyar dolar düzeyinde hesaplanırken ayrıca 6500 kişye doğrudan 100.000 kişiyede dolaylı istihtam sağlaması bekleniyor.
Bergama altın madeni tesisleri dünyadaki benzerlerinden daha yüksek çevre koruma standartlarına sahiptir.Bu husus idare tarafından olası risk faktörlerine karşısında tesiste alınmış olan çevre tedbirlerinin fiilen yerine getirilip getirilmediğinin somut olarak belirlenmesi amacıyla görevlendirilen TÜBİTAK ve yer,deniz,atmosfer bilimleri ve çevre araştırma grubu uzmanlar kuruluncada saptanmıştır.
TÜBİTAK raporunda, tüm çevre tedbirlerinin alindığı ve dolasıyla yatırımın insan ve çevre sağlığını tehdit etme riskinin bulunmadığı dünya altın madenciliğinde uygulanmakta olan gerek üretim teknolojisi gerekse çevre tedbirleri teknolojilerinden daha iyiye sahip olduğu belirlenmiştir.
Sodyum siyanür çözündürmesi yöntemi ile altın üretiminin taşıdığı risk günlük hayatta karşı karşıya olduğumuz tüpgaz patlaması,doğalgaz yangını eksoz gazları solunumu,trafik kazası vs gibi risklerden daha düşük düzeydedir.
Maden arama ve işletmeciliği açısından gelişmiş ülkelere göre kıyaslandığında bakir sayılabilecek ülkemizde madenciliğimizin gayrisafi milli hasılaya katkısını hızla yükseltmek kuşkusuz en önemli hedeftir.
Dünyada arzı kıt talebi fazla olan bir malın fiyatının yükselmesi kaçınılmazdır.Buna birde spekülatif alımları,petrol zengini ülkelerin,şeyhlerin yeni dev Çin devletinin talepşeri ortadoğudaki petrol yatakları ve savaş gerginliği olduğu sürece altın fiyatları rekora dğru koşmaya devam edecektir.
Yusuf YAŞAR